YDS Kelime Listesi

Yds kelimeleri;


consent razı olmak, kabullenmek
considerate düşünceli, saygılı, anlayışlı ~thoughtful
consistent sürekli, istikrarlı ~ steady
conspiracy entrika, komplo ~trickery
constrain sınırlamak, zorlamak, mecbur etmek ~oblige
consume tüketmek ~use up, deplete
contemplate düşünmek, tasarlamak
contempt aşağılama, küçük görme ~ disdain
contend rekabet etmek / iddia etmek, öne sürmek
content hoÅŸnut, memnun, memnun etmek
contentious tartışmalı, ihtilaflı ~ controversial
contest yarışmak, mücadele etmek ~compete for
contradict aksini söylemek, çelişmek
contrive icat etmek, kurmak
convene toplanmak, toplamak
convey nakletmek, taşımak
convict suçlu bulmak, mahkum etmek / zıttı -> acquit
corroborate doÄŸrulamak, desteklemek ~back up
course seyir, akış, yön
craft beceri, hüner / sanat ~knack:hüneri
credible inanılabilir
creep sürünmek, emeklemek ~crawl
crude ham, iÅŸlenmemiÅŸ ~ crude oil
cruel zalim, acımasız ~ brutal, merciless
greedy obur, gözü doymaz
culminate sonuçlandırmak, bitirmek, zirveye ulaşmak
culprit sanık, şuçlu
cure tedavi etmek, iyileÅŸtirmek
curb kısıtlamak, sınırlamak / kontrol altına almak
curtail azaltmak, kısaltmak
curtain perde
custody emanet, muhafaza / hapsetme, tutuklama
dare cesaret etmek, cüret etmek ~daring~dauntless
dawn şafak, gün doğumu
dazzle şaşırtmak, etkilemek ~ astonish
deal anlaÅŸma, uzlaÅŸma
decadence çürüme, bozulma
deceit aldatma, dolandırma ~ fraud
decency terbiye, edep
decent terbiyeli, edepli / uygun
deception aldatma
decline düşüş, azalma / reddetme
decree kararlaştırmak / emretmek
deduce from çıkarım yapmak, sonucunu çıkarmak ~infer from
defect kusur, eksiklik
defer ertelemek
defy meydan okumak, karşı gelmek
deficiency eksiklik
definite kesin, belirgin ~exact, precise
on purpose kasten, bile bile~intentionally,deliberately
delicate ince, zarif / dayanıksızi kırılgan ~ subtle, fragile
delinquency suçluluk, kabahat, kusur ~misdeed, misconduct
delineate tasvir etmek, betimlemek, resmini çizmek
delusion yanılma, hile, aldatma
demolish yıkmak, çökertmek ~pull down(yıkmak, moralini bozmak)
denounce kınamak~condemn
depart ayrılmak, hareket etmek~set off
deplete tüketmek ~exhaust
deplore üzüntü duymak
depreciate değer kaybet(tir)mek / küçümsemek
deprive yoksun bırakmak (of)
descend inmek, alçalmak ~go down
descent soy, köken ~ancestry
desert terketmek, ayrılmak / çöl
despair umudunu yitirmek
despise aşağılamak, küçümsemek~scorn, look down on
destiny kader
detect farketmek, tespit etmek
detention gözaltına alma ~custody
deter vargeçirmek, caydırmak ~dissuade
detriment zarar, ziyan~harm
devastate yıkmak, tahrip etmek~wreck, ruin

Warning: Use of undefined constant rand - assumed 'rand' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/sentence/sinavingilizce.com/wp-content/themes/ribbon/single.php on line 40

Warning: count(): Parameter must be an array or an object that implements Countable in /home/sentence/sinavingilizce.com/wp-includes/class-wp-comment-query.php on line 405

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *